Rottweiler, diğer köpeklerle çok iyi anlaşamadığı ve sahibini çok
kıskandığı için genel olarak vahşi ve tehlikeli bir ırk olarak
görülür. Fakat bu sevecen köpekler aslında sakin, güvenilir ve sadık
bir yapıya sahiptir. Bedeni çok güçlü olduğundan vahşi davranışlar
sergilediğinde tehlikeli olur. Bu durum, yetersiz veya yanlış
eğitilmesinden kaynaklanır.
Rottweiler, Romalılar dönemine kadar uzayan bir köpek ırkı olduğu
bilinmesine rağmen maalesef kökenini net olarak söylemek mümkün
değildir. Kesin olarak bilinen; Romalılar genelde köpeklerin çoğunu
arenalarda kavga ettirirken, Rottweiler lejyonlara et tedarikçisi
olarak tutulan koyunların çoban köpeği olarak beslenmesiydi. Romalı
tarihçi Cornelius’a göre, Romalılar 1. yüzyılda bugünkü Almanya’yı
işgal ederken köpekler, koyunlara nöbet tutmak zorunda kalmışlardı.
Bu köpekler, 74 yılında da Alp dağlarının eteklerinde bulunan
Rottweil şehrinde Romalılar tarafından kurulan kalede yetiştirilmeye
başlandı. 300 yıl boyunca bu Romalı çoban köpekleri ile yerli çoban
köpekler çiftleştiriliyordu. Bugün kü Rottweiler ile İsviçre Dağ
Köpeği’nin benzerliği bundan ibarettir.
Şehrin stratejik önemi nedeniyle Rottweil hızla büyük bir koyun
satış merkezi haline gelmişti. Dolayısıyla çok sayıda çoban köpeğine
ihtiyaç duyulurdu. Koyun besleyen kasapların Rottweiler’i tercih
etmeleri nedeniyle bu köpek ‘Alman Kasap Köpeği’ olarak da
adlandırılırdı. Kasaplar bu ırka o kadar çok güveniyordu ki, bara
giderken içi altın para dolu torbaları Rottweiler’in boynuna
bağladıkları söylenir. Sahipleri eğlenirken onların paraları bu
şekilde muhafaza edilirdi. Bekçilik görevi üstlenen Rottweiler,
zamanla seyyar satıcıları tarafından da tercih edilirdi.
Endüstri dönemiyle birlikte çoban ve bekçi köpeklere olan ihtiyaç
azalmıştı. 1900’lü yıllarda nesli tükenmek üzere olan Rottweiler
ırkı, 20. yüzyılın sonlarında yeniden popüler hale geldi. 1910
yılında Hamburg şehrinin polis şefi Hans Kruher, Rottweiler köpeğini
sarhoş gemicilerin dağılmasını sağlamak amacıyla kullanırdı.
Polisler için bu ırk, güvenilirliği ve gücü açısından çok önemliydi
ve çiftleştirmeler bu doğrultuda gerçekleşiyordu. Aynı yılda Alman
polisi, Alman Çoban ve Doberman ırklarının yanı sıra Rottweiler
ırkını da resmi polis köpek ırkı olarak ilan etti.

Resmi olarak kayıtlarda görülen ilk Rottweiler’in ismi Leo
vonPlattenhardt idi. 1908 yılında ise ilk oğlu leo von Cannstadt
dünyaya geldi. 1918 yılında doğan Arcon von Torfwerk adlı torununun
bugünkü Rottweiler ırkının atası olarak kabul edilir. Bu yıllarda
birçok Rottweiler kulübü kurulmuştu. Ancak, 14 Ağustos 1921
tarihinde ‘Allgemeiner Deutcher Rottweiler-Klub (ADRK) e.V.’ hepsini
birleştirdi. Fakat daha önce de söz konusu olan Rottweiler’in omuz
yüksekliği ile ilgili tartışmalar hala devam ediyordu. Rottweiler’in
omuz yüksekliği standart olarak 50 cm belirlenmişti. Yani, bir
Bulldog’dan biraz daha yüksekti. Bu küçük ırkı sevmeyenler bir bekçi
köpeğinin uzun boylu ve iri bir vücuda sahip olması gerektiğini
savunurlardı. Küçük Rottweiler taraftarları ise omuz yüksekliği
fazla olan köpeklerin hareketliliğinin daha az olduğunu ve başka
görevler için kullanılamayacaklarını düşünürlerdi. 70’li yıllarda
Rottweiler’in dış görünümü de önem kazanmaya başladı. Atletik vücut
yapısı, büyük bir baş ve ırkın gücü ön plana çıktı. 1981 yılında
standardı 61 cm (maksimum 68cm) olarak değiştirildi. Sonuç olarak,
bugün hem küçük hem de büyük Rottweilerler vardır.

6 Nisan 2000 tarihinden itibaren Rottweiler’in kesilmiş kısa
kuyruğu yerine Labrador ırkına benzeyen uzun kuyruğu ırk
standartınca kabul görmeye başladı.Ayrıca T.C yasalarınca da (5199)
Kuyruk ve kulak kesimi ülkemizde yasaktır!)
 |